ŞİİR KÖŞESİ
KIŞI GÜZEL OLUR BİZİM DİKYARIN
Güz geldi ağaçlar sararıp yaprağın döker
Kimi fasulye çalısı kimisi bostanın söker
Gelmiş sonbahar, kış artık bacalar tüter
Kışı güzel olur bizim dikyarın
Eskiden kar yağardı köyde diz boyu
Bir fırtına olur doldururdu sağı solu
Kapanır ahırın hemde mereğin yolu
Kışı güzel olur bizim dikyarın
Çocuklar çok sevinirdi köyde kar yağınca
Nasıl mutlu olurdu birde kızak yapınca
Sokaklar buz tutardı gece kızak kayınca
Kışı güzel olur bizim dikyarın
Akşam bir araya gelip plan yapılır
Bazen herfene bazen tel helvası yapılır
Bunlarda olmazsa evlere çepik atılır
Kışı güzel olur bizim dikyarın
Kışın sobalar iyi yanar kahvehaneler sıcak
Misafire denilirdi ayrılma birazdan çay olacak
Terzisi, berberi, dükkânı vardı başka ne olacak
Kışı güzel olurdu bizim dikyarın
ÖMER BAYRAKTAR
ÜNGÜZEK SEVDALISI
19/05/07 CUMARTESİ
SIRTIN ÇEŞMESİ
Köse deresinden çıkar sırtta akarım
Soyum eskiye dayanan yaşlı pungarım
Nice ağalar nice beylerle geçti yıllarım
Su verir sır vermez SIRTIN ÇEŞMESİ
Adın koşnadır soyadın pungar
Sevgililer aşkını hep senden sorar
Dost oldun herkese vermedin zarar
Hangi âşıklara destan oldun SIRTIN ÇEŞMESİ
Önünde kurun karşında harman
Tükenmez aşkın var bitmiyor sevdan
Ne çabuk geldi geçti bilmem ki zaman
Nice âşıkları buluşturdun SIRTIN ÇEŞMESİ
Davul zurna çalınır asker yollarsın
Gidip gelenleri hep karşılarsın
Köyün tarihine ışık tutarsın
Hangi sırlar saklıdır sende SIRTIN ÇEŞMESİ
Anamı babamı senden sorayım
Geçmişini anlatsan dolmaz kovayım
Olmadı gurbette köşküm sarayım
Benide geçmişine kaydet SIRTIN ÇEŞMESİ
Ömer BAYRAKTAR
ÜNGÜZEK SEVDALISI
13.06.2006
DİKYAR KÖYÜNDE
Mustafa Turan’dı
onun babası,
Bu Dünya’ya gelmiş. Dikyar köyünde.
Rabia hanımdı doğan anası
Kaderini çizmiş, Dikyar köyünde.
O Fezigillerin küçük kızıydı.
Demirci Muhlise güzel yazıydı.
Çektiği acıydı, hasret sızıydı.
Ne özlemler çekmiş Dikyar köyünde.
Asiye Naciye, Meryem bacıydı.
Kadir Remziye ve Sırrı acıydı.
Tek kardeşi Sıtkı, onun tacıydı.
Süleyman’a gitmiş, Dikyar köyünde.
Rüyalar gördüm
hep, hayale daldım.
Acı haberini, Ordu’da aldım.
İki bin bir de ben, anasız kaldım.
Dünya ya küsmüş, Dikyar köyünde
Süleyman hasreti,
yedi bitirdi.
Gitti Süleyman’ı ölü getirdi.
Ölüm acıları, onu götürdü.
Anam ömrün bitmiş, Dikyar köyünde.
Özlemim hasretim,
bitmiyor ana.
Bu yaşımda bile, muhtacım sana.
Allah Rahmet etsin, tüm analara.
Ne analar ölmüş, Dikyar köyünde.
Necmettin ER ana,
ana der yanar.
Anasız kalmışım, içerim kanar.
Şimdi gözlerim hep, anamı arar.
Anam CENNETTEYMİŞ, Dikyar köyünde
ŞUBAT 2008 İZMİR
NECMETTİN ER
İSTERİM
Uzaktayım şimdi, doğduğum köyden.
Doğrusu Dikyar’ı görmek isterim,
Köyümde yetişen, her türlü şeyden,
Yiyip muradıma, ermek isterim.
Dapinerd’e çıkıp, köyüme bakmak.
Karaağaçlardan bir çubuk yapmak,
Bir geven yakıpta, çubuk kızartmak,
Onunla da yünü dövmek isterim.
Deli çayırda yere serilmek,
Su içeyim diye suya eğilmek,
Fındığın ucunda, biraz dinlenmek.
Terleyipte çayda çimmek isterim.
Eskihanda çamın altında yatmak,
İsbidek, kızamık, evelik tadmak,
Harkların bendinde dutu sallamak
Cevizi pestille yemek isterim.
Dağlardan tepeden çaşır toplamak.
Yeşil bahçelerden lale koklamak.
Buradan da herkese, selam yollamak..
Köyümle özlemi silmek isterim.
Sakızlıçukur’dan sakız çıkarmak.
Bahçede oturup, semaver yakmak.
Yoldan geçenleri çaya çağırmak.
Dikyarda toplanan dernek isterim.
Dereden aşağı kızak kaymayı.
Dudunun bostanı, ekşi elmayı.
Emi dayı, teyze, ve de halayı.
Her dikyarlıyı ben sevmek isterim.
Tekirdik, garmordan kıllı
dağından.
Yaylası mezrası vede bağından.
Tozlu yollarından, mezarlığından.
Okuyup üfleyip, geçmek isterim.
Sabah ezanında , horozlar öter.
Pekmezin kokusu, burnumda tüter.
Çektiğim hasretlik, belki de biter.
Gurbetten sılaya, dönmek isterim.
Necmettin ER köyü, çokca özlemiş.
Köye hasretini, belki gizlemiş.
Köyü göreceği , günü gözlemiş.
Her mevsim köyüme, gitmek isterim.
.
İZMİR HAZİRAN 2007
NECMETTİN ER
0535 584 33 51
KÖYÜN DERNEĞİ
Dikyarlılar İstanbul’da bir araya gelmişler
Heyecanla ,azimle bu işe başlamışlar
Üyeleri kalemle bir,bir kayıt yapmışlar
Bu zorluklarla kurulmuş köyün DERNEĞİ
Ne umutlarla bu derneğe başkan olmuşlar
Bazen eleştiri alıp,bazen alkışlanmışlar
İlk üye olanlar şimdi bayağı yaşlanmışlar
Yinede ayakta kalmış köyün DERNEĞİ
O günün üyelerine hep güven olmuş
Kimi ayrılmış,kimisi ölmüş
Benim gibi üyelerde heves kalmamış
Yinede ayakta kalmış köyün DERNEĞİ
Gelin köylülerim birlik olalım
Cumhuriyet köyünde piknik yapalım
Birliğimize birlik gücümüze güç katalım
Yinede ayakta kalsın köyün DERNEĞİ
Ayın yirmisinde kurul var hep toplanalım
Üye olmayanlar bu derneğe üye olalım
Kim seçilirse seçilsin destek olalım
Yinede ayakta kalsın köyün DERNEĞİ
Bir döner yapılır TORTUMU aratmaz
Misafiri ile gelenin yüzü kızarmaz
Hemde çok ekonomiktir cebi boşalmaz
Yinede ayakta kalsın köyümüzün DERNEĞİ
Ben bunu yazdım kimse alınmasın
Dernek aşkıyla herkes sevdalansın
Kabahatimiz varsa lütfen bağışlansın
Muhabbet,dostluk ve kardeşlik içinde kalsın köyünDERNEĞİ
Ömer BAYRAKTAR
ÜNGÜZEK SEVDALISI
08/09/06 SALI
KÖYÜN SERVİSİ
Bir zamanlar servis denince akla FARGO gelirdi
Dedeler,neneler hep öne binerdi
Sabah gider akşam geri dönerdi
İşte bu FARGO bizim köyün servisi
Sabah yukardan kalkar inerdi aşağı doğru
Kiminin beyi biner kiminin oğlu
İçersi doldu ilerle kasaya doğru
Bak canım gidiyor köyün servisi
Bir ara Almanya’dan hibe minibüs geldi
Rengi kırmızı yakıtı benzinli idi
Sonunda Niyazi Abi bunu tüpe çevirdi
Bak canım bu serviste bizim köyün servisi
Köyden alır yolcuyu yola çıkardı
Tüpün vanası kapatılınca minibüs yolda kalırdı
Bilmeyenler kızar bilen gülerdi
Şakayla muhabbetle doluydu köyün servisi
Zaman geçmiş köyde servis değişmiş
Hüsnü,Mustafa amcalar otobüs almış
Bir zaman yadırganmış çünkü gözler alışmış
Bak canım değişmiş köyün servisi
Analar,Babalar çocuğunu yolcu ediyor
Oturmuş ardından dualar ediyor
Belki çaktırmıyor ama içten ağlıyor
Bak canım gidiyor köyün servisi
Yukarı, Aşağı,Pulur derken köyden çıkardı
Kimi piyade biner kiminin sepeti vardı
Geç kalanlar içinde korna çalardı
Bak canım gidiyor köyün servisi
Akşam oldu artık güneş batıyor
Çocuklar bağırırdı ANA otobüs geliyor
Kimine koli kimine misafir geliyor
Bak canım geliyor köyün servisi
Köyde servisler ikiye çıkmış
Aralarında hep rekabet varmış
Demek ki güzellikler mazide kalmış
Yine muhabbetle,dostlukla hafızalarda kalsın köyün servisi
Ömer BAYRAKTAR
ÜNGÜZEK SEVDALISI
05/05/07 Cumartesi
GENÇLİK YILLARIM
1960’larda yapılmış köyümüzün ortak değeri
Dursun Murat,Mustafa,Şükrü hocalardır öğretmenleri
Dönüyor yanda Nafiz bey dedemin değirmenleri
İşte bu okulda geçti benim çocuk yıllarım
Yaz olur okul kapanır ot,ekin başlardı
Boş kalan çocuklar bahçelerde meyve taşlardı
Ancak kim yardım isterse hepsi koşardı
İşte bu köyde geçti benim çocuk yıllarım
Mezradan,meşeden gelip hep toplanırdık
Bazen çalik,bazen arası kesme oynardık
Kara lastik ve cizlavitle iyi koşardık
İşte bu köyde geçti benim çocuk yıllarım
Anam derdi ula gel odun kır tandır yakacam
Meşeye giderken çantana taze ekmek koyacam
Eğer odun kırmazsan vallah baban diyecam
İşte bu köyde geçti benim gençlik yıllarım
Toprak bacalarda papil oynardık
Mısır püskülünden tütün sarardık
Taze ekmek ile civil peyniri dülüm ederdik
İşte bu köyde geçti benim gençlik yıllarım
Eskiden köyde komşuluk vardı
Gece oturmaya giderken çıra yanardı
Bazen ey ışık verir,bazen sönerdi
İşte bu köyde geçti benim gençlik yıllarım
Bayramlar yapılırdı bayram gibi
Kalmazdı gezilmeyen ne eze,nede bibi
Şimdi muhabbetler olsa keşke eskisi gibi
İşte bu köyde geçti benim gençlik yıllarım
Ömer BAYRAKTAR
ÜNGÜZEK SEVDALISI
07/05/07 PAZARTESİ
CANIM ÜNGÜZEK
Erzurum dur ili uzundere kazası
Karut,Gaynut bazavidir mezrası
Stavurdan bakanda görünür arpa tarlası
Ot, ekin biçenlerin çok olsun
CANIM ÜZGÜZEK
İsmiyle beraber tarih kokuyor
Cami avlusunda binbaşılar yatıyor
Ne günler doğmuş ne güneşler batıyor
Hacı Ali Efendiler yetiştirdin
CANIM ÜNGÜZEK
Geçmişine baktığında gurur duyarız
Size layık olamadık biz torunlarız
Ahmet ve Yusuf Efendilerimizdir hocamız
Hacı beylerin hiç eksilmesin
CANIM ÜNGÜZEK
Dere kapıdan döner köye girersin
Aşağı mahallede yaşlılara selam verisin
Dükkanların kapısında muhabbet iyidir hep eğlenirsin
Selam alıp çay söyleyenlerin çok olsun
CANIM ÜNGÜZEK
Seni yazmayla bitiremeyiz
İstesekte eski günleri geriye getiremeyiz
Köyden ayrılmış insanları bir araya toplayamayız
Yazın ziyaretçilerin bol olsun
CANIM ÜNGÜZEK
Köyümüz beş mahalle muhtarı birdir
Tut çocuğun elinden götür köyünü gezdir
Sılayı rahim denilen söz güzel bir sözdür
Pungarlarından su içenlerin çok olsun
CANIM ÜNGÜZEK
Ömer BAYRAKTAR
ÜNGÜZEK SEVDALISI.
14/04/2007
SELAM OLSUN HASRET KOKAN KILLI DAĞA
Duman olur bizim dağlar ovalar
Deli çayırda yayılıyor tane tane boğalar
Kızılcıklar çok olur taşımıyor kovalar
Tepene duman çökmüş o güzelim
KILLI DAĞ
El ayak çekilir mezralardan dağlardan
Ölen ölmüş giden gitmiş haber var mı sağlardan
Mezar yeri arasan da bulunur mu tağlardan
Kavakların sararmış o güzelim
KILLI DAĞ
Güz gelince başına pus çöker tozak atar
Çakrağında nice canlılar yatar
Köy denince yüreğim çook çok hızlı çarpar
Nice meşeciler göndermişsin o güzelim
KILLI DAĞ
Kış geldi soğuk oldu artık köyde durulmaz
Hasretliktir İstanbul’a gitmesen olmaz
Bayram geldi kapılar kilitli ışıklar yanmaz
Nice kapılar kilitlendi o güzelim
KILLI DAĞ
Hasretliktir bunu bana yazdıran
Var mıdır acaba insanlara arpacık soğan ile ekmek yediren
10 ekmekten biri kalınca bunu da Yaşar’a götüreyim diyen
Nice Talip amcaları göndermişsin o güzelim
KILLI DAĞ
Yokuşun dibinde oturup 9 ekmek yiyenler
10 ekmekten biride Yaşar’a olsun diyenler
MEHMET,FUAT,SELAHATTİN,ÖMER
Vardır içimizde ahirete gidenler
Nice Mehmet’leri göndermişsin o güzelim
KILLI DAĞ
Şiirin esinlendiği hikaye;
Kıllı dağ dikyarı tepeden görür. Dikyarlılar Kıllı Dağı çok iyi bilir.
Sene 1979 Dere kapıdan geliyoruz. 4 kafadar MEHMET,FUAT,SELAHATTİN,ÖMER
Akşama kadar büyük çayda yüzmüşüz.Karnımız aç,sadece dut yemişiz.Aşşağı mahalleye geldik rahmetlik Talip amca rastladı.Onunla beraber yukarı doğru yürürken Talip amca o günün icraatını anlatmaya başladı.İmam Hafiz amcaya çalışmış,karşılığında 1 kilo arpacık soğan ve 10 tane küçük pide almış.Yarında vakak mezrasına gidip bu soğanı ekmeği düşünüyormuş.Yani ekmek akşamın ve yarının yiyeceği.Her neyse yürüye yürüye karşı mahallenin önüne geldik.Biz kendi aramızda anlaştık.Talip amcadan ekmek isteyip yiyeceğiz.Teklifimizi yaptık.Bu kibar ve mütevazi insan hiç tereddüt etmeden hemen poşeti açtı buyurun dedi,bizde oturduk.Havadan sudan derken Talip amca Huma Kuşunu seslenmeye dursun 9 ekmek arpacık soğanla beraber yuvarlanınca bu mütevazi insan 9 ekmeğin bittiğini görünce bir dakika yeğenlerim dedi.Bir ekmek kaldı,bunu da Yaşar’a götüreyim.Arpacık soğana el atar oda bitmek üzere.Neyise ki yarın ki vaka kişide aradan çıkmış oldu;der birer sigara içiminden sonra ayrılırız.Allah cümle ölmüşlerimizle beraber bu merhametli ve mert insanın makamını da cennet eylesin.
Ömer BAYRAKTAR
ÜNGÜZEK SEVDALISI
BENİM KÖYÜM (05.08.2006)
VİLAYETİM ERZURUM DİKYAR KÖYÜ
ALTINDAN GEÇİYOR TORTUMUN SUYU
ORTA ASYA’ DAN GELMİŞ YÜCEDİR SOYU
NASIL SEVMEYİM Kİ KÖYÜM BEN SENİ
ALİMLER ARİFLER MESKEN TUTMUŞLAR
BÜTÜN ÇEVRESİNE KÖYLERE ÜN SALMIŞLAR
KÖYÜMÜN İÇİNDE MEKAN KURMUŞLAR
NASIL SEVMEYEM Kİ KÖYÜM BEN SENİ
CAMİLER MİNARELER SANA YAKIŞIR
KÖYE GELENLERİN GÖZÜ KAMAŞIR
HAFIZ KARDEŞLERİMDEN OKUYOR AŞIR
NASIL SEVMEYEM Kİ KÖYÜM BEN SENİ
YUMUDUN UCUNDA DİZİLMİŞ TAŞLAR
ÜZERİNDE ÖTER KEKLİK VE KUŞLAR
BİRAZ İLERSİNDE YATAR BACI KARDEŞLER
NASIL SEVMEYEM Kİ KÖYÜM BEN SENİ
NURİ KURT UM İŞTE BENİM DURUMUM
GURBET İLE HASRET BİR TEK BENİM SORUNUM
KÖYÜMÜN RESİMLERİNE BAKAR BAKAR AVUNURUM
NASIL SEVMEYEM Kİ KÖYÜM BEN SENİ
NURİ KURT
VERENANIN DERESİ
YİRMİ ÜÇ TEMMUZUN GÜN ORTASINDA
COŞTURDU KURT DADAŞLAR VERAN DEREYE
DÖNER KAVUN KARPUZ SALATA NEVALESİNDE
COŞTURDU KURT DADAŞLAR VERAN DEREYİ
UZANMIŞ DADAŞIM DUTUN DİBİNE
BAKAR SEMAVERDE ÇAYIN DEMİNE
YARAMAZLIK YAPMA KIZIM YEMENİN ZEMİNE
COŞTURDU KURT DADAŞLAR VERAN DEREYİ
EV SAHİBİ YİĞİT DADAŞ OLUNCA
VAKİT GELDİ DEYİP SAFA DURUNCA
İNCİTMEZLER CANI GEZER KARINCA
COŞTURDU KURT DADAŞLAR VERAN DEREYİ
BACILAR SABIRLA SOFRA AÇIYOR
ÇOCUKLAR CIVIL CIVIL NEŞE SAÇIYOR
ERZURUMDAN GELENLER ERKEN KAÇIYOR
COŞTURDU KURT DADAŞLAR VERAN DEREYİ
DADAŞIM GÜN BATTI GECE OLACAK
SENEYE BU DADAŞLAR NASİPSE YİNE GELECEK
BEN GİDİYORUM DOSTLAR BUGÜN ANI KALACAK
COŞTURDU KURT DADAŞLAR VERAN DEREYİ
DADAŞIM ÜZÜLME OLACAK OLUR
BU SENE GELMEYEN SENEYE GELİR
SAMANLAR UÇSADA DARISI GELİR
COŞTURDU KURT DADAŞLAR VERAN DEREYİ
SİZE SESLENİYORUM EY KURT DADAŞLAR
NURİNİN GÖZÜNDEN AKIYOR YAŞLAR
GURBETE YOLCULUK BU PAZAR BAŞLAR
SENEYE BEKLERİZ EY KURT DADAŞLAR
Not: Bu Şiir 23 Temmuz 2006 Da Düzenlenen Geleneksel Dikyar Köyü Kurt Aileleri
Şenlikleri Anısına Nuri KURT Tarafından Kaleme Alınmıştır.
ŞAFAK 25 (İbrahim Kurt )
ÜNGÜZEKTİR BENİM KÖYÜMÜN ADI
TORTUMA UZANIR KOLU KANADI
UZUNDERE OLDUN YENİ SOYADI
YUSUFELİNDEN HARGAVURU AŞAN
EY BİLİR
DEREKAPIDA EYLENİR HEP ARABALAR
GÖZ KAMAŞTIRIR KAYISI ARMUTLAR
ÇOK HOŞ GÖRÜNÜR HENDEKLİ BAĞLAR
KALEYE TIRMANIP BAKAN
EY BİLİR
MAĞARA KAPISI HEP ISSIZ OLUR
DERLERKİ GECELERİ SORU SORULUR
AYETELKÜRSÜSÜZ GEÇEN KOVUKUR
PERİ KIZLARIYLA GEÇEN
EY BİLİR
DUDUNUN BOSTANINDA KORNA ÇALINIR
SIRTIN DÜZÜ ÇOCUKLARLA CANLANIR
KARŞI MAHALLEDEN YAŞAR YOLLANIR
DELİ MAHMUDA DÜD DİYENLER
EY BİLİR
GÜNEŞTE KAR YAĞAR YOKTUR AYAZI
NE GÜZEL OLUR BAHARI YAZI
BALDAN DA TATLIDIR TUTU KİRAZI
ĞELİLÇOVUŞGİLİN KİRAZI ÇÖLLEYENLER
EY BİLİR
LÜLE LÜLE KIZILCIKLAR SALINIR
OVA KÖYLERİNDE ZEMZEM SAYILIR
BEYLER TUTA TUT ÇEPİGE BAYILIR
ÜZÜM YAPRAĞIYLA HEYLE YİYEN
EY BİLİR
BARDORDAN TUT YEMEDEN GEÇİLMEZ
AVUŞGENİN SUYİ AGUBİGE ERİŞMEZ
ÇİSDANIN DERELERİ SU SIZDIRIR SEVİLMEZ
GOŞGANADA KARTOL YİYİP DOYMAYANLAR
EY BİLİR
POSTA POSTA OT BİÇMEYE GİDERLER
YORULANLAR BOZ EŞŞEGE BİNERLER
DÜZ YOLLARDA YARIŞA GİRERLER
GARAGUMLUĞLARİ PERTAV GEÇEN
EY BİLİR
OT BİÇMEYEN ÜNGÜZEHLİ SAYILMAZ
EVLE VAĞDİ ÇAY İÇMEYE DOYULMAZ
YAMAŞLARDA DESDELERİ BULUNMAZ
ORAĞINAN PARMAĞINI DOĞRAYANLAR
EY BİLİR
YOL GAYNUDA VARDI SAYILIR
BAZAVİNİN YOĞUŞİ NEDE BAYIRDIR
SISIRENGE ÇIKAN DÜŞER BAYILIR
TEKARDOŞTA OTURUP DİNNENENLER
EY BİLİR
KARUTTAN ZOYUNDABA ÇIKTI BİR ATLI
BİRÇİF TURNA GEZİYOR KOLLU KANATLI
YAYLAM GÖRÜNÜYOR KEDERLİ YASLI
BU GARİP DAĞLARLA DOST OLANLAR
EY BİLİR
YAYLANIN GÖZESİ ŞİFALI NEHİR
KOYUN KUZU KAPILARDA MELEŞİR
HEM ZEVKLİ HEMDE MEŞEGGETLİDİR
YAYIĞ YAYİP GUYMAĞ YİYEN
EY BİLİR
BİR ÇAYIRIMIZ VAR ADIDA DELİ
İKAMET EYLEMİŞ NAĞIRCİ BEYİ
BURAM BURAM KOKAR HER BİR ÇİÇEĞİ
BU ÇAYIRIN MANTARINİ KÖZE ATAN
EY BİLİR
HANI VAR HAMAMI VAR CAN ESGİĞANIM
OLUĞLİNİN GAVLAĞ AĞACINA HAYRANIM
VANÇIN TARAFİ GERİ KALIR SANMAYIN
SAGGALLİ DAL AŞGİYLE TUTUŞANLAR
EY BİLİR
NE GÜZELDİR DAĞLARIMIN SUYU HAVASI
TÜTİYELER GÖZELERİN KAŞI KARASI
KÖYÜME SELAM DURMUŞ BALIN KAYASI
ŞU GURBETTE GILLİDAĞI ÖZLEYENLER
EY BİLİR
PAPİL OYNAR ÇOCUKLAR BACALARDA
SEĞOYÜLÜN MOYDASİ VAR BİMOYDA
ÇEPİG ATAR BAL ALIRDIK TABAĞDA
ĞOLLAMIN UCUNDA GUDURANLAR
EY BİLİR
KIŞ GELİNCE SOBA TÜTER EVLERİ
PESDİL CEZİZ İLE HELEDE HERFENESİ
DERE BOYU BUZ TUTAR KIŞ GECELERİ
AYIŞIĞINDA İBO CANLA ĞİZEH GAYAN
EY BİLİR
SİZLERE SORUYORUM AĞALAR BEYLER
BU KÖY TERKEDİLİRMİ UZUN SENELER
NE YİĞİTLER YEDİ ŞU GURBET ELLER
SON NAMAZI TAĞDA KILINANLAR
EY BİLİR
HİÇ OLMAZSA BİR FATİHA BEKLEYENLER
EY BİLİR
CÜMLESİNİN RUHİ İÇİN ELFATİHA
21.02.1998 GAZİANTEP
MUSUL' A (İbrahim Kurt )
İSTANBUL’DAN ÜNGÜZEGE
SELAM OLSUN YAŞLI GENCE
HER SENE BU KÖYÜMÜZE
GELENLERE SELAM OLSUN
DEREGAPİDEN OLUĞLİYE
UZAYIP GİDEN YOL NİYE
BELKİ BİR ÇAĞRI VAR SİYE
DUYANLARA SELAM OLSUN
MOR MENEKŞEDEN LALEYE
DOYULUR MU HİÇ BU KÖYE
NASİP OLURSA SENEYE
GELENLERE SELAM OLSUN
HASRET KALDIM BEN KÖYÜME
ĞORUMUNA HEM KEMİNE
ĞARMANINDA Kİ GEMİNE
BİNENLERE SELAM OLSUN
TUTLARA BEH DÜŞTÜ GELİN
GECİMLERİ ÇABUĞ SERİN
MUSULANIN DİBİ SERİN
YATANLARA SELAM OLSUN
SİTEMİM VAR ESKİ KÖYE
YENİ ADET GELDİ DİYE
İBO CANLA BAZAVİYE
GELENLERE SELAM OLSUN